Yaptığımız 10 günlük Mavi Turun ilk günü...
Bir hayalin gerçek olması kadar güzel ne olabilir ki…
Tekne sahibi olduğumdan beri kafamda İstanbul Antalya arasını denizden gitme hayalim vardı. İş ciddiye bindiğinde rotada ciddi bir tadilat oldu. Antalya Bodrum arası gezilip görülecek yerlerin çok olması bizi buarada yoğunlaşmaya itti.
Yaklaşık altı aylık bir teorik çalışma sonucu güzergahımızı belirlerdik. On günlük bir seyahat plankladık, üç arkadaş iki tekneyle çıkacaktık. Bodrum Güvercinlik’ten demir alıp hayallerimize doğru yelken açacaktık.(motoryatta yelken yok ama bu ifade güzel olduJ )
Teknemizi kardan römorkla Bodrum’a götürüp Güvercinlik’te suya attık.
Kenan’da Alman vatandaşlığı olduğundan onda bir sorun yok ama bende vize yok ve bu beni endişelendiriyor, olabilecek kötü senaryoları çiziyoruz kafamızda, ya almazlarsa diye. Neyse ki korktuğumuz başımıza gelmiyor ve sanki oranın yerlisiymişiz gibi girip teknemizi limana bağlıyoruz. İlk durağımız vakit kaybetmeden freeshoplar oluyor. Kos’da içki fiyatları çok uygun, biz de seyahatimiz alkol ikmalini buradan yapıyoruz, şampanya, viski, votka, puro. Bir büyük valiz dolusu ganimeti tekneye bıraktıktan sonra adayı gezmeye başlıyoruz. Dutyfree mağazalarını gezerken seyahatin ilk piyangosu bana vuruyor, bir mağazada puro bölümüne gezip mağazadan çıktım, çıkmamla beraber ardımdan mağaza sahibi fırladı, puronun parasını neden ödemiyorsun diye bana çıkışmaya başladı, tekneden çıkarken yanıma bir tane puro almıştım koruyucu kılıfı olmadığından da kırılmasın diye elimde taşıyordum, eleman da o puroyu içerden aşırdığımı sandı “bu benim purom” diye cevap verince de aynı küstahlıkla geri dükkanına döndü, ne bir özür, ne de mahçubiyet… Fazla üstelemeden yolumuza devam ettik, vize falan da olmadığından iş uzarsa ciddi problem yaşayabilirdik..
Yaklaşık dört saatlik bir Yunanistan ziyaretinden sonra Datça’ya gitmek üzere demir alıyoruz. Yolda Onur’da kendi teknesiyle bize katılıyor. Datça’ya girmeden önce burunda Knidos’un yanındaki koyda biraz sohbet muhabbet edip denize giriyoruz, ardından da günbatımı eşliğinde Datça limanına bağlıyoruz, akşam güzel bir restoranda lağos rakı ziyafeti çekiyoruz. Yemek sonrası Datça’da biraz turluyoruz, diğer tatil yörelerine kıyasla lüksü olmayan kendi halinde bir yer, tabi gündüz gözü değerlendirme fırsatımız olmadı, babamın tavsiyesiyle aldığımız badem ezmesi ve çiğ badenler mükemmeldi, günün son rakısını da teknede bademlerle mehtaba karşı yuvarladıktan sonra, uyumak için kamaralarımıza çekiliyoruz.
Merhabalar , Datça Marmaris ve göcek marmaris gibi iller'de mavi tu imkanı www.maviyolculuk.web.tr %20 komisyonsuz..
YanıtlaSil